Malum mevsim yaz, her taraf değerlendirme kaynıyor. Futbol takımı değerlendirmeleri, tatil yöresi değerlendirmeleri, yemek değerlendirmeleri vs liste böyle uzayıp gidiyor. Bu listeleri kim, neden, hangi boşlukla hazırlıyor bilmiyorum ama özellikle yemek değerlendirmeleri içerisinde hep ikinci plana atılan bir ana unsur var: salatalar. Benim için salata o kadar önemlidir ki yeri gelir başlı başına bi öğün, yeri gelir öğünün en yakın dostu olur. Yemek masası bir satranç tahtası olsa, salata vezirdir. Yemek masası Yüzüklerin Efendisi olsa, salatayı Legolas temsil eder. Yemek masası bir halı saha takımı olsa, salata sürekli defansta duran kadronun değişmezi, gizli kahramanı olur. Ayrıca bu çalışmam içerisinde bir kamuoyu yoklaması yaparak halkın görüşlerinide sizinle paylaşacağım. Fazla uzatmadan başlayalım…

Göbek Salata: Yeşillikler aleminin soframa en sık konuk olan mensubudur. Kendisine 3-5 yan malzeme ekleyerek akşamdan kalma bir hafta sonu sabahını, kahvaltı keyfine dönüştürdüğüm çok olmuştur. Hele hele tazesi bulunursa tadından yenmez. Salatada malzemeleri Voltan’ı oluştursa, kendisi kafasını temsil eder. O kadar severim.

Kıvırcık: Kendisine sıcak bakmayan kaç kişi bulabilirsiniz ki? Yanına bir kuru soğan, limon ve zeytin yağıyla kusursuz bir salata yapabilirsiniz. Kolay, hızlı, pratik. Ayrıca kendisini çiğköfte, sandviç gibi besinlerin muhteşem tamamlayacısı olarak tanırız. Yazılı sınavda bilginin bittiği yerde gelen kopyadır kıvırcık. Beklenmedik, hızlı, etkili, mutluluk verici.

Mısır: Benim çok sevdiğim ana öğelerden. Olmazsa olmaz demiyorum ama olursa muhteşem olurum. Hatta keşke olsam, lütfen olsunum, eksik olmasınım. O kadar severim. Salata bir poker eliyse, mısır üçlüdür (three of a kind).

Soğan: Tazesi, kurusu her çeşidiyle salatalara renk katar. Sadece salatalara da değil sandviçlere, hamburgerlere, makarna soslarına, hatta biracı tabaklarına… Yeri gelir biraz sumak, biraz narekşisi, biraz limonla rakı masalarına (özellikle öğrenci evlerinde ve çabuk hazırlanması gereken masalarda) muhteşem bir meze olur. Kendisi akıllı telefonların whatsapp uygulaması gibidir. Zaman zaman telefonun bile önüne geçer.

Sarımsak: Enteresan karakterlerimizden bir tanesidir. Küçük küçük doğrayıp atarsınız lezzet katar. Eğer salata kabınız ahşapsa, kesip etrafına sürersiniz (ahşap lezzeti tutar ve içindekine verir, camda denemeyin) aromasını salataya kazandırır. Ancak tadı çok keskin olduğu için sonrasını yani yaptığınız aktiviteleri ve etrafınızı etkiler. Sadece sonuç odaklı bakarsanız çok verimlidir, resmin bütününe bakarsanız çok fazla artı ve eksi görürsünüz. Eğer salata Star Wars alemi olursa, sarımsak Anakin Skywalker’dır. Ve evet Anakin’e hayranım.

Kırmızı lahana: Bir türlü ısınamıyorum kendisine. Baskın tadı ile diğer salata unsurlarını öldürdüğünü düşünüyorum. Artı olarak leke bırakma potansiyeli çok fazla. Zaman zaman işime yarasa da genel olarak ısınamıyor, olmazsa olmaz diyemiyorum. Eğer salata Barcelona futbol takımı olsaydı, kırmızı lahana Pedro olurdu.

Roka: Mashar – Fuat denince gelen Özkan gibi Rakı balık denince akla gelendir roka. Roka salatası yaparsın harikadır, yeşil salatanın içersine katarsın renk katar, durduk yere limon sıkıp yersin mutluluk verir. Kendisi 90+ da kontra atakla gelen galibiyet golü gibidir. Zaten umut beslemediğiniz maçı kazandırır, ekstra mutluluk, ekstra tatmindir. Hayatımızdan eksik olmasın.

Domates: Ne yalan söyleyeyim kendisi her ne kadar çok önemli olsa da her salata içerisinde çok iyi gitmediğini düşünüyorum. Bazı salatalar içerisinde aşırı sulu ortam yarattığı için salatanın kimyasını bozuyor sanki. (tam burada yazarın canı gavurdağ salatası çeker mesela) Yanlış anlaşılmak istemem, diğer öğelerin hemen hepsinden daha fazla kullanım alanı vardır. Hatta pek çok yemeğin olmazsa olmazıdır, kensini iyidir, hoştur ama bence salatada her şekilde çekilir değildir. Salata türkiye futbol ligleriyse, domates Sergen ve Şifo birlikte oynar mı sorusudur.

Narekşisi: kendisini severiz. Olmazsa olmaz değildir ama elimizin altında bulunması gerekendir. Pek çok yavan yan malzemeyi sadece varlığıyla ana malzemeye çevirendir. Eğer salata alemi Pinokyo kitabı olsa, narekşisi Gepetto’dur.

Salatalık: kendisi ikilemlerimin en büyüğüdür. Dolapta gördüğümde alıp kütür kütür yediğim şeydir. Turşusuna doyamam mesela ama gel gör ki salatanın içerisinde kendisine bir türlü sıcak bakamıyorum arkadaş. Olmuyor yani. Ne kadar denersen dene, ne kadar ısınmak istersen iste olmuyor. Her seferinde farklı son umuduyla tekrar sarıldığın eski sevgili ilişkisi gibi. Yürümüyor, umut yok ama deniyorsun. Özünde iyi ama ilişki içinde değişiyor, kimyayı bozuyor. Eğer salata elementlerden biri olsaydı, salatalık su olurdu. Ne oksijenin özellikleri var, ne hidrokenin. Yani ne yanıcı, ne yakıcı. Karaktersiz göt.

Limon: işte bu olmazsa olmazdır. Bütün önemli bileşenler eksik olur ama limonun eksik olması kabul edilemez. Ne sirke yerini tutar ne narekşisi. Kaç hafta sonu sabahı bir gün öncesinde malzeme almışken limon için markete koşmuşluğum var saymakla bitmez. İş dönüşü oturduğum sofrada bile eksikse gider alırım. Salata yunan mitolojisi olsaydı, limon Zeus olurdu.

Zeytinyağı: çok temel ve limonla birlikte en önemlilerdendir. Karşınızdaki kişinin vizyonunu bile görmenizi sağlar. Eğer kişi zeytinyağı yerine ay çiçek yağı kullanıyorsa bilin ki ilerleyen dönemde size kitaptan uyarlama bir televizyon yapımının, kitabından iyi olduğunu bile iddia edebilir. Tartışmak zaman kaybıdır ve koşarak uzaklaşılasıdır. İşte bu insanlar vasatseverliği bizlere empoze etmeye çalışan zavallılardır. Muhattap olmayınız. Eğer salata malzemelerine yarış pistlerinden bir viraj ismi verilse, zeytinyağının ismi Eau Rouge olur.

Maydanoz: ben hayatta üç şeyden nefret ettim: 1 sigara, 2 galatasaray, 3 maydanoz. Nedir abi sizin derdiniz? Neden yersiniz şu zıkkımı. Hayır çimenle arasındaki bi farkı söyleyinsene bana, öyle düşünürsünüz işte. Kendisini sevmem. Kendisini seveni de sevmem. Her gördüğümde küfrederim. Basın dünyasının Rasim Ozan Kütahyalısıdır. Günahlarımı kendisinden çok severim. Eğer salata malzemelerine Fenerbahçe Basket takımına uyarlarsak, kendisi Emir Preldziç olur. Bence bu yeterince açıklayıcı. Tüylerim diken diken oldu şerefsizim.

Biber: Ne yalan söyleyeyim olursa olur, olmazsa sağlık olsundur benim için. Sittin senedir görüşmediğin uzaktan akraba gibidir. Nadir görüşünce (salatasına bağlı olarak) mutlu olursun ama normal şartlar altında aklına pek fazla gelmez.

Ton balığı: kendisini çok severim. Her salatamda bulunmasa da en kötü 3 salatamda bir mutlaka kullandığımdır. Uzun vadeli rotasyonda çok iş yapar. Eğer salata malzemeleri türkiyedeki siyasi figürler olsa, ton balığı Süleyman Demirel olur. Her üç seçimden birinde mutlaka iktidar.

Nane: Olduğunda güzel olanlardandır. Özellikle yaz aylarında ferahlık verir, mutlu eder. Salataları aşk hayatımıza uyarlarsak kendisi yaz aşklarını temsil eder. Kısa süreli, akılda kalıcı, güzel anı.

Beyaz Peynir: Akdeniz usulü salataların aranan elemanıdır. Asla başrol oynayamaz ama ara ara muhteşem yardımcı oyuncu performansları çıkartır. Salatamızı Fenerbahçe basketbol takımına uyarlarsak, kendisi Melih Mahmutoğlu’na tekabül eder.

Patlıcan: hep yeşil salatadan gittiğimi farkettim ki bu Patlıcan’a büyük haksızlık. Kendisi Patates ile birlikte jokerdir. Her türlüsü sevilir, kabul edilir. Rakı masalarının arananıdır. Her türlü kombinasyonuna gözü kapalı katılınır. Moral bozukken aranan yakın arkadaştır. Asla eskimez, her durumda keyiflendirir, tek bi cümlesiyle enerji verir.

Fasülye: kendisi hakettiği değeri göremeyenlerdendir kanımca. Pilakisiyle, piyazıyla her şekilde hayatımızı renklendirir. Sırf esasoğlanlar kadar parlak değil diye hakettiği değeri görmez kanımca. Salataları beyaz perdeye uyarlasak kendisini Christoph Waltz canlandırır. Çok daha fazla değer hakederken, hakettiği popülariteye ulaşmadığı düşünülendir. Ama kıymet bilenler çok sever. Zaten ne varsa vefalı hayranlarda var. (alakasız bir çağrışım olacak ama aklıma Haluk Özenç’in yazıp, Bora Tekay’ın yönettiği Fasülye filmi geldi. İzlemyen mutlaka izlesin derim :)) )

Bazı öğeleri atlamış olabilirim, bir çırpıda aklıma gelenleri saçmaladım aman sıraladım. Zaman içerisinde başka başlıkları yazmam gerektiğini düşünürsem mutlaka eklerim.

Ayrıca yazının başında bahsettiğim gibi halkın görüşlerini paylaşmak istiyorum:

Yıldıray Bak (meslek: anadolu gezgini): “Zeytinyağı çünkü salatanın yavanlığını alıyor.”

Kürşat Zaman (meslek: çocuk oyunları eleştirmeni): “kırmızı lahana. sirke ve nar ekşisi ile süper gidiyor ulan!”

Mert Uzun (meslek: ahçı): “salatalık hariç hepsi, niyesinin cevabı da salatalıkta gizli. ciddi cevap: Roka.”

Sertaç Yaman (meslek: oyuncakcı): “kırmızı köz biber. Genel olaraksa: göbek, kırmızı köz biber, mısır, cherry domates. Ana malzeme: tin tavuk / biftek, nar ekşisi, zeytinyağı, fesleğen.” (kendisi gaza gelip salata tarifini bizlerle paylaştı, bize düşen paylaşmak ve ilk fırsatta kendisine salata yaptırmak)