Yine tatil gününde listeme bir çizik daha ekleme niyetiyle giriştiğim bir Makoto Shinkai yapımı Kumo no mukô, yakusoku no basho (The Place Promised in Our Early Days).Kumo.no.Mukou.Yakusoku.no.Basho.full.68048

Bir şeyleri kaybediyormuşum gibi hissediyorum derdi sürekli. O zamanlar orta okuldaydım ve ne demek istediğini anlayamamıştım. Ama o kelimelerin üzerimdegarip bir etkisi olmuştu.

Japonya ikinci dünya savaşının ardından Kuzey ve Güney olmak üzere ikiye bölünmüştür. Hokkaidō adasında, savaştan sonra inşa edilen inanılmaz yükseklikte bir kule vardır. 3 okul arkadaşı Hiroki Fujisawa, Takuya Shirakawa ve Sayuri Sawatari bu gizem dolu kuleyi uzaktan izlerken birbirlerine bir gün o kuleyi yakından göreceklerine dair söz verirler. Verdikleri sözü yerine getirebilmek için bir uçak (Velaciela) yapmaya başlarlar ancak uçak daha tamamlanmadan Sawatari ortadan kaybolur. Sawatari’nin gidişinin ardından 3 yıl geçmiş ve Hiroki Tokyo’ya yerleşmiş, Takuya ise birlik adına bilimsel çalışmalar yapmaya başlamıştır. Tam bu sırada Takuya hiç ummadığı bir yerde Sawatari’nin izini bulur ancak bu buluşma pek beklendiği şekilde gerçekleşmemiştir. Hiroki’ye durumu anlatan Takuya kendini bir anda verdikleri eski sözü yerine getirmeye çalışırken bulur…

Anlatımı yavaş ve aksiyonsuz bir anime. Bir buçuk saat bazılarına sıkıcı gelebilir ancak hikayenin gelişme şekli benim o kadar ilgilimi çekti ki son kısmı yerime çivilenmiş olarak izledim. Bir Shinkai yapımı olduğu için tabi ki tavsiye ediyorum ancak aksiyon sevenler uzak dursun diyorum. Yine duygusal bir yapım çünkü.

Normalde yazıyı tam burada bitirirdim ancak hikayenin içerisinden bahsetmek istediğim kısımlar mevcut ve tam buradan sonrası spoiler değil hikayenin tamamen kendisi. Okurlarım sizlere söylüyorum Kürşat sen anla demek istiyorum. Sonra vay efendim spoiler verdin, unutmadım da anlamı kalmadı da deme diye. Sen tam burada okumayı bırakıyorsun.

Gizemli kule Sawatari’nin büyükbabası tarafından yapılan ve paralel evrenlerle bağlantısı olan gizemli bir yapı. Sawatari derin bir uykuya dalmıştır bedeni hala aynı yerde olsa da bilinci deforme olmuş pek çok kulenin bulunduğu bir yerdedir. Bu gizimli yerde kendisinden başka kimse yoktur ve sürekli Hiroki’yi düşünerek zaman geçirir. Kule etrafındaki belli bir çapın içerisi paralel evrenle yer değiştirmiştir ve Birliğin endişesi Sawatari’nin uyanması halinde bütün dünyanın paralel evren tarafından yutulacak olmasıdır.

İkimizin de alanı paralel evrenler üzerine.Nasıl insanlar rüya görebiliyorsa, bu evren de rüya görebiliyor. Bu dünya olabilecekleri kendi rüyasında saklıyor, işte bizim paralel ya da ayrık evrenler dediğimiz olay da bu. Benim araştırma alanım bu paralel evrenlerin insan beynive rüyalara etkisi ile ilgili.

Fujisawa, Sawatari’den eski tarihli bir mektup alır. Burada başından geçenler yazıyordur ve hangi hastanede olduğu. Fujisawa oraya gittiğinde Sawatari artık orada değildir, en azından bedeni. Bilinçsizcede olsa hisleriyle Sawatari’ye paralel evrenden dokunur. Fujisawa tam bu anda verdikleri sözü tutarlarsa Sawatari ile tekrar buluşacaklarına inanır ve uçaklarını (Velaciela) tamamlamaya koyulur. Fujisawa, Sawatari’nin bedenini uçağa koyup kuleye doğru uçuşa geçtiğinde savaş ilan edilmiştir. Kararlılıkla uçuşuna devam ederken paralel evrende Sawatari havadaki Velaciela’yı görür.

Tanrım! Lütfen! Tek ihtiyacım olan uyandıktan sonra bir dakika. Lütfen bu duygunun kaybolmasına izin verme. Hiroki-kun’a rüyalarımız ve kalplerimiz arasındaki bağın çok özel olduğunu söylemem gerekiyor. Kimsenin olmadığı bir dünyada tek varolan şey benim Hiroki-kun’u tekrar görme arzumdu ve Hiroki-kun’unun dabeni görme arzusuydu.Tüm bu zaman boyunca, Hiroki-kun’a onu ne kadar çok sevdiğimi söylemem gerekiyordu. Başka bir şey istemiyorum. Sadece bir anlığına. Bu duygu…

Birbirlerini paralel evrenden seven çift sonunda…