Kendime ne kadar sus, karışma desemde dayanamıyorum. Bir iki şey söylemem gerek. Malumunuz geçtiğimiz hafta maçtan çok ırkçılık konuşuldu. Neler neler yazıldı, neler neler paylaşıldı… Sosyal medyada bazı arkadaşların düşünce evrimini gözlemlemek o kadar şaşırtıcı, o kadar memnun edici ki… Hem nasıl olmasın? Daha düne kadar “en üstün ırk türk ırkı” diyen, Yahudiler lanetli, yaşamayı haketmiyor diyen, en iyi Yunan’ı ölü olarak betimleyen, Kavgam’ı okuyup Hitler’e selam, sevgi ve hürmetlerini ileten gençlerin bir anda böyle ırkçılık karşıtı bir duruş sergilemesi kadar güzel birşey olamaz. Demek bu ülkede hala güzel gelişmeler olabilirmiş! Bu ülkede tüm insanlar din, renk, cinsiyet, düşünce ayrımı gözetmeksizin İNSAN olarak değerlendirilebilirmiş, yersen.

Şimdi gelelim kendi evimizin önüne:

1- O muz gösteren zat’tan utanıyorum. Aynı renklere gönül verdiğimiz için değil, ikimizede insan dendiği için.

2- Aşığı olduğum kulübün o kişiyi korumaya çalışmasından utandım. Bu kabahatin özrü yok. Muslera’ya göstermiş olmasının bi anlamı yok, Drogba yada Ebue’ye gösterme niyeti olmamasının da öyle. Özürsüz bir hareket, o adamın mahkemeye verilmesi gerekirken savunmak yakışmadı.

Bu arada bu ülkede forma giydiği için insanlar birbirini bıçaklıyor, öldürüyor ve hatta bu durum savunuluyor farkında mısınız? İnsan hayatından daha önemli ne var ki? Yazılacak söylenecek çok şey var ama aklıma geldikce sinirleniyor, kendimi daha kötü hissediyorum. Neyden ders aldık ki bunlardan alalım. Neyse, bakın dalganıza

 

ve yazıdan sonra gelen bir ekleme ile 3- Neyin kafasını yaşıyorsunuz?

BKqB3EoCAAAOp8o.png large