Hangi ara bu kadar bakar kör oldum? Gözlerim öylesine kapanmış ki baktığım, gözümün önündeki şeyi göremiyormuşum. Kaç senedir okumak istediğim bir kitap vardı: Fedailerin kalesi Alamut ancak gel gör ki araya ya başka bir kitap girdi, ya sonra alırım diyerek gelecek günlere itelendi. Neyse, Buz ve Ateşin şarkısı serisinden bir eksiği tamamlarken tezgahta görüp aldım kitabı. Nihayet sıra ona gelmişti. Hızlı bir şekilde bitirdikten sonra tesadüf eseri ablamın kitaplığına bakarken aynı kitabın orada da olduğunu farkettim. O kitaplığa kaç sefer bakmışlığım var ama demek hiç dikkat etmemişim. Sanırım dikkatimi arttırmam gerekiyor. Bu arada bu olay ister istemez aklıma daha önce yazdığım birşey geldi :

Arayışlar doğasında var insanın. Birşeyleri aramaya öyle büyük bir konsantrasyon ile koyulmuşuz ki ne aradığımızın farkında değiliz çoğu zaman. Aranılan şey çok önceden bulunmuş dahi olsa artık aracımız olan arayışımız amacımız haline gelmiştir. Bakmak ve görmek arasındaki farkta tam burada doğuyor işte.

Asıl amacı arada kendimize hatırlatmakta fayda var. Gereksiz arayışlardan kaçınıp, aradığımız şeyleri çok önceden bulmuş olabileceğimizi farkedeceğimiz günlere diyelim…