İlk mitoloji yazımı bazılarınız hatırlayacaktır. Artemis hakkında yazmıştım. Sanırım bu yazı sayesinde kutsandım🙂 şöyleki :

Atış konusunda çocukluğumda 1 tabanca 1 tüfek atış tecrübem birde sahilde balonlara salladığım atışlar dışında hiç bir geçmişim yoktu. Hoş balonlara yaptığım atışlarda ayıcığa hangi balonu vurmamı istediğini sorum onu patlatsamda gerçek tüfekle hiç böylesi atışlar yapmamıştım. Atış eğitimi sırasında iyice haşır neşir olduğum G3 tüfeğimle  eğitim sonrası ilk olarak 25 metre mesafesinde sıfırlama atışı yaptık. İşte Artemis’in gücünü hissettiğim yer burası oldu😛 A4 kağıt üzerinde tam orta noktada olan siyah bir kutuyu vurmaya çalıştık. İlk etapta 3 atış yaptık. Yaptığım 3 atışın biri siyah kutucuğun hemen altında biri hemen üstünde sonuncusuda üst taraftaki deliğin biraz daha üstünde bulunuyordu. Teğmenin sıfırlama ayarı yaparken “nefesine dikkat etmiyorsun” lafına biraz sinirlenip tekrar geçtim tüfeğimin başına. Bu sefer yapacağım 3 atışı çok daha iyi yapacağıma inat etmiştim. Hedefe nişan alıp ikinci üçlü atışımı hedefe doğru yolladım. İlki siyah kutunun hemen altında, ikincisi ise siyah kutunun içinin sağ tarafında biraz geniş bir şekilde duruyordu. Yanıma Teğmen ile birlikte gelen Yüzbaşı (ki kendisi bölük komutanım olur.) kağıdıma bakarak saymaya başladı: “1, 2, 3. nerede evladım?”  işte bu soruya verdiğim cevaptan sonra içimin yağları eriyerek teğmene döndüm “siyahtakinin üzerinde komutanım.” anlık bir şaşkınlıkla kontrol edilen siyah kutucukta iki atışımın üst üste olduğunu gören yüzbaşı önce beni teğmene gösterdi ardından tebrik etti. Teğmendende bir tebrik alarak bitirdim 25 metre atışını ve sıra geldi 200 mt atışına. 200 mt de yatarak destekli göğüs hedefine yaptığımız iki atıştan sonra koşarak gittik hedefe, hedefin başına geldiğimizde 2 de 1 yaptığımı farketmenin guru ile komutanı bekledim. Yüzbaşı atışı gördükten sonra bir çiftli atış daha yapmamı isteyerek geri gönderdi atış bölgesine bu denememde de 2 de 1 yapınca gururlu bir şekilde tamamladım 200 mt atışını. Sıra geldi 50 mt gece atışına. Gece atışında karanlıkta göğüs hedefi altında 5 sn de bir 1 sn yanıp sönen küçük kırmızı ışıklar bize hedefin yerini belli ederken arpacıktaki fosfor sayesinde atış için net bir fikir sahibi olduk. hedefin başına gittiğimde yine 2 de 1 yaptığımı farkettim.  Ertesi gün denetleme öncesinde atış takımına seçildiğimi öğrendiğimde kendi kendime ne oluyoruz dedim.

Atış takımı için seçildikten sonra denetlemede kesin atıcıları belirlemek için gidilen talimde 2 şer atışlık 3 set atış yaptım. İlk ikisinde 2 de 2, ve sonuncunda 2 de 1 yapınca otomatik olarak atış takımına seçildim. Hatta Yüzbaşı teğmen’e “bu çocuğu takip et” dediğinde götüm tavan yaptı🙂 Aynı gün gelinen gece atışındada 2 de 2 yapınca iş kendiliğinden çözüldü🙂

Sıra denetlemeye geldiğinde önce rütbeliler attı. Nefesimi eleştiren Teğmenim ikide sıfır yaptıktan sonra yanımıza gelerek havadan dolayı kurşunun yukarıya kaydığını ve biraz aşağıya atmamız gerektiğini söylediğinde içimizden “heee, öyledir dedik”🙂 silah başına geçip hedefe doğru atış yapmadan önce denetimde ilk defa atış yaptığım için biraz gergindim açıkcası. Şimdi olsa 3 te 3 yapacağıma emin olsamda orada nedense bir özgüven sorunu yaşadım. Hoş gene hedefi vurduğum için görevimi yapsamda 3 te 3 yapamamış olmanın verdiği sinir hala üzerimde. Atış yapan 10 arkadaşımdan 7 si hedefi vurdu ( 2 si 3 te3 yaparak ). Mart ayındaki kolordu denetlemesi öncesinde atış takımında olacağımın haberi gibi olsada üstüme düşeni yapmış olmanın huzuru bambaşka. Atışlarda yardımlarını esirgemeyen tanrıçayı unutmayarak gururla söylüyorum: şükürler olsun Artemis.