Neden bilmiyorum ama bu aralar tekrar tekrar dinliyorum bu introyu. Gerçekten farklı şeyler hissettiriyor. Belkide sadece en sevdiğim animenin girişi olduğu için duygusal bakıyorum olaya, gerçekten emin değilim. Ama sözlerini okuyup o sahneleri görmek gerçekten çok farklı şeyler hissettiriyor bana. Japonca olduğu için belkide memleket hasreti beni böyle düşündürtüyor kim bilir?.  Hazır yeni bölümüde açmışken bu introyu paylaşmak istedim. Sözlerini okuyarak başlarsanız çok daha iyi anlarsınız ne demek istediğimi. Bu arada sanırım hakkında bahsedeceğim ilk animeyide bu başlık sayesinde belirlemiş oldum ^_^

Umudumu kaybetmek için henüz çok erken, önümde daha uzun bir yaşam var.

Yarım bıraktığım işlerimi tamamlamak istiyorum.
Şu anda hayallerimin peşinden gidiyor olmalıydım.
Ama bu dolambaçlı dar yol insanı tökezletiyor.
“O zamanlara” dönmek istiyor filan değilim,
sadece kaybettiğim o gökyüzünü arıyorum o kadar.
Şu acıklı, “sırf anlamamı sağlamak için,
kendimi feda ettim” yüz ifadesini takınmayı kes.
Günahlarından gözyaşlarıyla kurtulamazsın.
Hayatın boyunca acı çekip onların yükünü taşıman gerekir.
Bu çıkışı görünmeyen duygular labirentinde,
kimi bekliyorsun?
Bu beyaz deftere yazdığım gibi,
gerçek duygularımı da daha fazla açıklamak istiyorum.
Kaçmak istediğin şey nedir?
“Gerçek” denilen şu şey mi?
Gerçekletirmek için yaşadığım arzularım,
bende çığlık atma istediği uyandırıyor, duyabiliyor musun?
Etrafımdakilerin güvenliğini sağlayamadığım için,
gidecek bir yerim dahi yok.
İyiliğe karşı hep minnet duyduğum için,
güçlü olmak istiyorum. (Yola çıktım)
Bana çok nostaljik gelen,
bu acıyı da kabul edip ağırlayacağım.