Hobilerim arasında yer tutan ve hayatımda zaman ayırmayı sevdiğim bir aktivite anime izlemek. Genelde bunu hobim olarak söylediğimde insanların yadırgar bakışlarıyla karşılaşıyorum. Hoş bisiklete binmeyi bile yadırgayanlar varken animenin yadırganmaması garip olurdu. Şimdi kısa bir süre için önyargılarınızı katlamadan rafa koyun. Katlamadan diyorum çünkü yazıyı bitirdiğinizde görüşlerinizde en ufak bir değişiklik olmazsa göğsünüzü gere gere tekrar giyersiniz.🙂 Amacım düşüncenizi değiştirmekten çok bu konu ile ilgili birazcık bilgi vermeye çalışmak. Hadi o zaman, başlayalım🙂

Animeler genellikle Japon çizgi roman serileri olan mangalardan aktarılmıştır. Baş ve yan rollerinde çekik gözlü hemşerilerim bulunmaktadırlar. Genellikle fantastik konulara sahiptirler. Ayrıca dram ve gerilim dozu o kadar iyi verilirki bir anda hemde hiç farkına varmadan çoktan bir anime manyağı yapar insanı. Birçoğu japonca olup daha sonra yaygınlaşarak tüm dünyaya yayılan serilerin dublaj özellikleri eklenmektedir(bazı serilerde şöyle bir sıkıntı oluyor dublajla izlediğiniz animenin altyazısı japoncadan çevirildiği için dublaj ve altyazı tam performans ile çalışmıyor.). Ayrıca şu genel yanlışı bir düzeltelim: anime = çizgifilm işte bu eşitlik kesinlikle yanlıştır. Yani bu eşitliği kafanızdan atın gitsin. Tom ve Jerry yada Bugs Bunny izleri aramayın. Çok sevdiğim iki örneği kötüler gibi görünsede amacım o değil anlatmak istediğim şey Bugs ve Tom genel olarak çocuk ve çocuk kalanlara hitap ederken animeler her yaşa hitap etmektedirler. Birazcık kafanız karıştı sanırım. Evet bunlar hem çizim hemde tüm yaş guruplarına hitap ediyor.🙂

İkna olmadığınızı görür gibiyim.🙂 kafanızda “çizimler nasıl tüm yaş guruplarına hitap edebilir” sorusu vardır muhtemelen🙂 onuda açıklayayım🙂 yukarıda animelerin genellikle fantastik öğeler taşıdığını söylemiştim (tamamen normal yaşamı anlatanlarda mevcut) şimdi bunu animeler üzerinden örneklendirelim: gazetelerde, haberlerde cinayet haberleri gördüğünüz ve daha sonra katillerin çok kısa sürede halk arasına karıştığına defalarca şahit oldunuz. Durumun adaletsizliğine isyan ederken bu adaletsizliği gidermek adına elinize ölüm meleğinin defteri geçse ne yapardınız?  O defter öyle bir güce sahiptirki üzerine bir isim yazarsınız ve yazdığınız isim çok kısa sürede hayata gözlerini yumarsa ve bu gibi ölümler ülkedeki cezaevlerinin çoğunda yaşanırsa adaletti sağladığınızı düşünürmüydünüz? Öyleki bu adalet uğruna peşinize dünyanın en büyük dedektifi takılsa bile yinede o deftere o isimleri yazıp adaleti sağlarmıydınız?  Hadi ölümden bahsetmeyelim konu değiştirip farklı şeylerden bahsedelim. Simya ile maddenin özniteliklerini değiştirme gücüne sahip olsanız ne yapardınız? Taşa dokunup altın yapmak mesela yada çimene dokunup ekmek yapmak? ne hissederdiniz? Bunları yapabilmenin verdiği özgüven ve kendini beğenmişlikle büyük tabuları yıkmayı denermiydiniz? ölüleri diriltmeye çalışmak gibi? Yada başınızdan geçen her felaketten kaybettiğiniz uzuvlardan sonra tekrar ayağa kalkma gücü bulabilirmiydiniz kendinizde? Yada ne bileyim normal insanların göremediği hayaletler ve ruh emicilerle savaşmak gibi misyonlar üstlenirmiydiniz acaba?

İşte bunlar ve benzeri konuları işlemesinden dolayı animeler çizgi filmlerden ayrılı ve her yaşa hitap eder. Animelerin güzel tarafı fazla bütce ile komik duruma düşen fantastik filmlere benzememeleri. Alternatif dünyalarda geçen olaylara bir süre sonra öylesine alışıyorsunuz ki fantastik filmler sadece başarısız geliyor sizlere. Animelerin yapımcılara verdiği özgürlüğü bir süre sonra o kadar iyi anlıyorsunuz ki çizimleri gerçek oyunculuklara tercih ediyorsunuz. Çok başarılı fantastik filmler bulunsada bu konularda animelerin yeri gerçekten bir başka. Eğer denerseniz ne demek istediğimi anlarsınız. Ayrıca daha fazla bilgi için ekşi ve wiki‘ye bakabilirsiniz.

Bu tanıtım yazısıyla kendi adımada bir ilke başlamış bulunuyor blog sayfamda. Daha önce hiç anime üzerine yazmayı düşünmemiştim. Kısa bir süre önce aklıma gelen fikri herzamanki gibi destekleyen Kürşat’ın verdiği gazla kategori kısmına bir bölüm daha eklemiş bulunmaktayım. Ara ara izlediğim animeler ile ilgili yazılar koyma fikrim var. Bakalım nasıl olacak🙂 Unutmadan görüşlerinizde en ufak bir değişme olmadıysa katlamadan koyduğunuz önyargılarınızı alabilirsiniz artık sizin için yapabileceğim birşey yok gomen. ^_^