Fotoğrafları ilk gördüğünüzde ne düşündünüz? Neyi çağrıştırdı sizlere? Kalitelerini kontrol etmek için baktığımda ne olduklarını unuttum varsayarak bir daha baktım, aklıma gelen çağrışım bir gezegen olduğuydu. Sizlere neler çağrıştırdı merak ediyorum.

Bu mavi küre çocukluğumun önemli sembollerinden biri. Pekçoklarınız için anlamsız gelecek olsada belkide sadece ablama en az benim kadar anlamlı geleceğini bildiğim küçükken oynadığımız oyunların mavi ve “uğurlu” misketi. Uğurlu diyorum çünkü en isabetli atışları, en iyi oyunlarımı hep onunla yaptım hep gizli bir uğuru olduğunu düşündüm.  Kendimi bildim bileli yakınlarımda elimin altında sakladım onu. Geçtiğimiz günlerde Kenan ile eskilerden konuşmak ona tekrardan bakmamı sağladı  bu gece. Elime aldığımda biraz duraksadım, biraz duygulandım fazlaca çocuksu bir heyecan kapladı içimi… Etrafındaki ufak kırıklara göz gezdirdim, onunla neler yaptığım aklıma geldi. Sahip olduğum her oyuncak gibi onuda amaçlarının dışında fazlaca kullandım. En çokta az kalorili fazlaca enerjili bir besin niyetine hayalgücümü sağlıklı şekilde beslesin diye kullandım.

Işığa tutulduğunda biraz mesafe bırakırsanız ortasında normal renginden daha açık bir mavi ile bir nokta belirir. Bu noktaya gözümü yaklaştırdığımda iç dünyasına konuk olurdum çocukluğumun uğurlu misketinin. Dünya ama ne dünya. İçinde muhtemelen üretilme zamanından kalma küçük kabarcıklar o açık mavi dünyada dans eder. Bir taraftan tek gözümü kısardım bir taraftan ise misketi döndürürdüm elimde misafiri olduğum dünyada mini bir tur atmak için. O kabarcıklar ve o mavi beni nerelere götürmedi ki kimi zaman yataktağımdan derin sulara dalıp kabarcıklar arasında yüzdüm kimi zaman oturduğum yerde süzüldüm gökyüzünde. Elime tekrar aldığımda geçen zamana inat hiç utanmadan tekrardan daldım tekrardan süzüldüm. 15 yıl önceki kadar sürükleyici ve uzun değildi ama ne yalan söyleyeyim bir an beni o zamanlara götürdü.

Kenan ile sohbetimizde eskilerden bahsetmiştik eski çizgi filmlerden, eski oyuncaklardan, eski oyunlardan. Eskiler eskiler hep eskiler… Berkem benzer konudaki bir tweetimi gördüğünde “sanki çok yaşlandın” demişti evet belki henüz bir dede yaşına gelmedim şuan sadece bir “amca” yaşındayım ama özlemini duyduğum şeyler için çok yaşlıyım artık. Küçükken yapılan, izlenen şeylerin bir çoğu değişti bir çoğunun son kullanma tarihi doldu. Zamanı geçen çocukluk sembollerimiz arasında korkarımki asıl modası geçen, son kullanma tarihi dolan aslında bizim çocukluğumuzdu. Ona veda ederken kafamdan sadece kısacık bir cümle geçiyordu : ” çok güzeldin be”.